DOLAR44,0840% 0.18
EURO51,2174% 0.04
STERLIN58,9573% 0.06
FRANG56,4722% 0.23
ALTIN7.246,74% 0,91
BITCOIN70.631,83-2.729
reklam

10 Kasım’da Atatürk için mevlid okutulacak: Diyanet Sen’den sert tepki

Yayınlanma Tarihi : Google News
10 Kasım’da Atatürk için mevlid okutulacak: Diyanet Sen’den sert tepki

Kocaeli İl Müftülüğü, Kocaeli Valiliği’nin talimatı doğrultusunda ilçe müftülüklerine gönderdiği resmi yazıyla, 10 Kasım Pazartesi günü saat 12.30’da Atatürk için mevlid-i şerif okutulacağını bildirdi. Program kapsamında kent genelindeki tüm camilerde Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve dualardan oluşan anma programları gerçekleştirilecek.

 

 

 

Kocaeli İl Müftülüğü, 10 Kasım Pazartesi günü saat 12.30’da Atatürk için mevlid-i şerif okutulacağını bildirdi. 10 Kasım’da tüm camilerde Mevlid okutma kararına Diyanet Sen Genel Başkanı Ali Yıldız sert tepki gösterdi. 

 

 

 

Konuyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Diyanet Sen Genel Başkanı Ali Yıldız şu ifadeleri kullandı, “Kocaeli Valiliği tarafından 10 Kasım Anma Programları kapsamında camilerimizde mevlid-i şerif okutulması kararı verilmiştir. İlgili yazıda, din görevlilerinden il merkezindeki tüm camilerde ve 12 ilçenin merkez camilerinde mevlid programı yapılması istenmektedir. Bugüne kadar uygulanmayan böyle bir programa neden ihtiyaç duyulduğu din görevlileri ve Sendikamız tarafından anlaşılamamıştır. Valiliğin, Diyanet İşleri Başkanlığının bilgisi dışında böyle bir karar alması manidardır.

 

 

Her şeyden önce şu hususlar açığa kavuşturulmalıdır: 1- Diyanet İşleri Başkanlığının yetkisindeki bir konuda Başkanlık neden baypas edilmiştir? 2- Bu kararın alınmasında her 10 Kasım’da, her resmi bayramda camilerde erketeye yatan ve “Neden Atatürk’le ilgili hutbe verilmedi?” diye laik atak geçiren birtakım laikçi bağnazları gönülleme gayreti etkili olmuş mudur? 3- Mülki amirlerin din adamlarını kendi ideolojik yaklaşımlarına göre talimatlandırma yetkileri var mıdır?

 

KAMUOYUNA KARARIN NEDENİ AÇIKLANMALI

 

 

Bu kararın neden ve kim tarafından alındığı, hangi hikmete mebni olduğu karar alıcı makam tarafından kamuoyuna açıklanmalıdır. Açıkça ifade ediyoruz ki, Yüce Dinimiz İslam, din görevlilerimiz ve camilerimiz; bürokratların, siyasilerin, birtakım ideolojik çevrelerin keyfine göre üzerinde tepineceği politik bir istismar alanı değildir. Eski Türkiye’de bugün utançla hatırladığımız “Bakalım ne kadar laiksiniz?” tarzındaki uygulamaları hatırlatan bu yaklaşım endişe vericidir ve bugünün Türkiye’sine asla yakışmamaktadır.

Bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; ne camiler laiklik ve Kemalizm testi mekanlarıdır ne de din görevlileri laikçi bağnazların emir eridir. Din adamları işlerini ilgili mevzuat ve İslam dininin kuralları doğrultusunda yerine getirmekle mükelleftir. Camilerde yapılması istenen her programda, din görevlilerinin yapması istenen her faaliyette İslam’ın ruhu, ilkeleri, hükümleri, sınırları ve yasalar dikkate alınmak durumundadır. Ben yaptım oldu mantığını, her önüne gelenin din görevlilerini keyfi ve mevzuata aykırı şekilde talimatlandırmasını kabul etmemiz mümkün değildir.”

 

 

 

 

HABER MERKEZİ

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.