
Kocaeli’de cerrahi müdahale endişesiyle tedavisini tam 1,5 yıl boyunca erteleyen 74 yaşındaki hastanın karın boşluğunu tamamen istila eden devasa böbrek kitlesi, mucizevi bir operasyonla tahliye edildi. Kalp damarındaki tehlikeli balonlaşmaya rağmen üç farklı uzmanlık alanının katıldığı yüksek riskli ameliyat başarıyla tamamlandı.
Tıp dünyasında ender görülen ve hekimleri dahi hayrete düşüren olağanüstü bir cerrahi başarıya Kocaeli Şehir Hastanesi’nde imza atıldı. Ameliyat masasına yatma korkusu nedeniyle yaklaşık 18 ay boyunca kaçtığı tedaviyi erteleyen 74 yaşındaki bir hastanın karnından, tam 6,5 kilogram ağırlığında devasa bir böbrek tümörü çıkarıldı.
Üstelik hastanın hayati ana damarında da ölümcül yırtılma riski taşıyan bir balonlaşma (anevrizma) bulunuyordu. Adeta zamanla yarışılan ve her anı büyük bir titizlikle yönetilen çoklu branş operasyonu sonucunda yaşlı hasta, uzun süredir kendisini adeta eriten hastalıktan kurtularak sağlığına yeniden kavuştu.

Halsizlik ve Tansiyon Düşüklüğü Şikayetiyle Başvurdu, Gerçek Ultrasonda Ortaya Çıktı
Süreç, ismi açıklanmayan 74 yaşındaki hastanın genel sağlık durumunun ciddi şekilde bozulması, ani tansiyon düşüşleri ve aşırı halsizlik yaşaması üzerine Kocaeli Şehir Hastanesi Acil Servisi’ne müracaat etmesiyle başladı. İlk aşamada acil müdahalesi yapılan hasta, dahiliye servisine yatırılarak kontrol altına alındı. Burada vücut dengesi kısmen sağlanan hasta, böbrek bölgesindeki anomaliler sebebiyle Üroloji Kliniği’ne sevk edildi.
Yapılan detaylı ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi taramalarında karşılaşılan manzara tıp ekibini şoka uğrattı. Hastanın karın boşluğunun neredeyse tamamını kaplayan, yaklaşık 25 santimetre çapına ulaşmış devasa bir kitle tespit edildi. İşin daha da kötüsü, vücudun en büyük atardamarı olan karın aortunda da 6 santimetrelik tehlikeli bir genişleme (balonlaşma) olduğu saptandı.
“Hayatımda İlk Defa Bu Büyüklükte Bir Kitleyle Karşılaştım”
Operasyonu yöneten Kocaeli Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Güneş, meslek hayatında bir dönüm noktası olan bu ameliyata dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Güneş, hastanın aslında 1,5 yıl öncesinden bu hastalığını bildiğini ancak korkudan dolayı hastanelerden uzak durduğunu belirterek şunları söyledi:

“Hastamızın erteleme kararı, tümörün kontrolsüzce büyüyerek tüm karın organlarını sıkıştırmasına ve yer değiştirmesine yol açmış. Tomografide gördüğümüz manzara inanılmazdı; neredeyse boş yer kalmamıştı. Yaşı, genel durumunun hassasiyeti ve aort damarındaki 6 santimetrelik balonlaşma işimizi aşırı zorlaştırıyordu. Ameliyat anındaki en ufak bir tansiyon dalgalanması, bu damarın patlamasına (rüptür) ve saniyeler içinde hastayı kaybetmemize yol açabilirdi. Cerrahi açıdan kelimenin tam anlamıyla bıçak sırtı bir durumdu.”
Üç Kritik Branş Ameliyathanede Güçlerini Birleştirdi
Bu olağanüstü hayati riski yönetebilmek amacıyla hastanede adeta kırmızı alarm verildi ve multidisipliner (çok disiplinli) bir tedavi planı hazırlandı. Ameliyata sadece Üroloji ekibi değil; karın içi organların durumunu kontrol etmek amacıyla Genel Cerrahi ve her an yaşanabilecek bir damar patlamasına müdahale etmek üzere hazır kıta bekleyen Kalp ve Damar Cerrahisi ekipleri de katıldı.
Genel Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Ali Çiftçi ve ekibinin de aktif katılım sağladığı dev operasyon, tüm risklere rağmen planlandığı gibi pürüzsüz ilerledi. Yaklaşık 1,5 saat süren yoğun bir çalışmanın ardından, 6,5 kilogramlık dev kitle ve hastalıklı böbrek, çevre dokulara ve aort damarına hiçbir zarar verilmeden tek parça halinde vücuttan dışarı çıkarıldı.
Ameliyat sonrasında sadece bir gün yoğun bakım ünitesinde gözlem altında tutulan 74 yaşındaki hasta, hızla toparlanarak normal servise alındı. Operasyonun henüz 4. gününde ise tamamen yürüyebilir ve sağlıklı bir durumda evine taburcu edildi.

“Sessiz Katil” Böbrek Tümörüne Karşı Hayati Uyarılar
Böbrek tümörlerinin sinsice ilerleyen ve genellikle son evreye kadar belirti vermeyen yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Güneş, erken teşhisin hayat kurtardığını vurguladı. Tümörlerin ancak yüzde 15 ila 20’lik diliminde idrarda kan, yan ağrısı veya ele gelen kitle gibi fiziksel şikayetlerin oluştuğunu belirten Güneş, şu önemli uyarılarda bulundu:
-
Belirti Beklemeyin: Böbrek kitlelerinin çok büyük bir kısmı, başka şikayetlerle gidilen rutin kontroller veya ultrason taramaları sırasında tesadüfen yakalanır.
-
En Büyük Risk Faktörleri: Tütün ve sigara kullanımı, kontrolsüz yüksek tansiyon (hipertansiyon) ve obezite bu kanser türünün en net tetikleyicileridir. Özellikle sigara sadece böbrek değil, mesane sağlığı için de büyük bir tehdittir.
-
Dünya Genelinde 14. Sırada: Böbrek tümörleri küresel ölçekte tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 2’sini oluşturmakta ve sıklık sırasına göre 14. basamakta yer almaktadır.
-
Tedaviyi Ertelemeyin: Tanı konulduğu anda korkular bir kenara bırakılmalı ve hemen tedavi sürecine geçilmelidir. Erken müdahale, kanserin diğer hayati organlara sıçramasını (metastaz) engellemenin tek yoludur.
KAYNAK: İHA
