
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 5 ayrı ilde başlattığı geniş kapsamlı adli süreç, Kocaeli’de deprem etkisi yarattı. İçlerinde belediye üst yönetiminin de yer aldığı onlarca kişi hakkında ağır suçlamalar yöneltilirken, dosyaya giren tanık ifadeleri ve dijital bulgular çarpıcı iddiaları gün yüzüne çıkardı.
İstanbul merkezli yürütülen ve 5 kente yayılan geniş çaplı operasyonun yankıları sürüyor. Soruşturmanın hedefinde yer alan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, eşi Murat Hürriyet ve CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın da aralarında bulunduğu toplam 31 şüpheli; çıkar amaçlı suç örgütü kurma, rüşvet ve ihalelere fesat karıştırma ithamlarıyla karşı karşıya.
Gazeteci Emre Erciş’in kamuoyuna aktardığı detaylar, adli dosyanın imar usulsüzlüklerinden gizemli para akışlarına kadar son derece geniş bir çerçeveyi kapsadığını gösteriyor.
İhale ve Alım Süreçlerinde Tekelleşme İddiası
Adli dosyaya giren tanık beyanlarına göre, belediyenin tedarik ve ihale mekanizmalarında sistematik usulsüzlükler yapıldığı öne sürülüyor.
Promosyon malzemeleri, ajandalar, reklam panoları, tanıtım ürünleri ve nikah hediyeleri gibi çeşitli alımlarda sürekli aynı isim ve firmaların tercih edildiği, kurum içinden gelen tüm uyarılara ve itirazlara rağmen bu tablonun değişmediği iddia ediliyor.
“Leyla Hanım” Belgeseli: Elden Ödeme ve Paravan Şirket İddiaları
Soruşturma dosyasının en dikkat çekici başlıklarından birini belediye destekli “Leyla Hanım” belgeseli oluşturuyor. Projenin idari yapımcılığını üstlenen Koral Altın’ın savcılık ifadelerinde şu detaylar öne çıkıyor:
-
Elden Para Teslimatı: İlave çekim taleplerinin ardından doğan ekstra bütçenin bir kısmını elden, kalanını ise şahsi banka hesabı üzerinden tahsil ettiğini belirtti.
-
Şirket Üzerinden Hülle: Belediyeden alacaklarını doğrudan tahsil edemediği aşamada, üçüncü taraf bir şirket üzerinden ödeme kurgulandığı ve sonrasında bu tutarın geri talep edildiği ileri sürüldü.
800 Bin Liralık “Kilo” İddiası: Dosyadaki iddialara göre, Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in röportaj görüntülerinde kendisini “fazla kilolu” bulduğu gerekçesiyle ilgili kısımların yeniden çekilmesini istediği belirtildi. Tüm ekibin ve oyuncuların tekrar toplanarak yapılan bu revizyon çekiminin kuruma 800 bin TL ek maliyet çıkardığı öne sürülüyor.
Silinen Dijital Veriler ve 3 Kilogram Altın Borcu
Soruşturma kapsamında dijital cihazları incelemeye alınan Turgut Koç’un beyanları ise dosyaya damga vurdu.
Firma koordine süreçleri ve araç kiralama ihaleleri karşılığında kendisinden maddi menfaat talep edildiğini iddia eden Koç, belediye başkanına yaklaşık 3 kilogram altın borç verdiğini fakat bu tutarı geri alamadığını savundu. Öte yandan, şüphelilerin kendi aralarındaki silinen dijital mesajlaşmaların uzman ekiplerce geri getirilmesi için teknik incelemelerin sürdüğü öğrenildi.
Makam Odasındaki Gizemli Çantalar ve Güvenlik Kamerası Kayıtları
Eski makam şoförü Ergül ile eski özel kalem müdürü Ümit Duygu Çetiner’in ifadeleri, makam odasındaki kapalı devre trafiği ortaya koydu.
-
Dokunulmaz Paketler: Makam odasına getirilen özel çanta ve paketlere belediye başkanı dışındaki hiç kimsenin temas etmesine izin verilmediği aktarıldı.
-
Kamera Kayıtları: Söz konusu durumun makam odasını gören güvenlik kameraları tarafından kayda alındığı ve bu görüntülerin dosyada delil olarak yer aldığı ifade ediliyor.
İştirak Şirketleri ve Gizli Tanık Beyanlarındaki Altın Trafiği
Soruşturmanın odağındaki bir diğer nokta ise belediye iştirakleri olan Bekaş ve Sarbaş şirketleri.
Bu yapılar üzerinden kanun dışı huzur hakları sağlandığı, seçim faaliyetlerinin finanse edildiği ve ruhsat-imar süreçlerine dışarıdan müdahale edildiği öne sürülüyor. Dosyadaki gizli tanık ifadelerinde ise ihale süreçlerinden temin edilen nakit paranın altına çevrilerek doğrudan başkan ya da özel kalem kanalıyla teslim edildiği iddiaları yer alıyor.
Soruşturma Dalga Dalga Büyüyor
Dosya kapsamında Murat Hürriyet, Burak Güreşen, Ömürhan Yılmaz, Çetin Sarıca, Seyhan Özcan, Ömer Akın, Selin Evren Özalkuş ve Turgut Koç gibi kilit isimlerin birden fazla olay zincirinde adının geçmesi, adli sürecin sadece mevcut gözaltılarla sınırlı kalmayacağını, önümüzdeki günlerde daha da derinleşeceğini gösteriyor.
