
İzmit Belediyesi’ne yönelik yürütülen adli soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan ve beraberindeki kişilerin tutuklanarak cezaevine gönderilmesinin ardından CHP Kocaeli İl Başkanlığı tarafından organizasyon düzenlendi.
İzmit Belediye İş Hanı önünden başlayan yürüyüş, kalabalık grubun katılımıyla belediye binası önünde tamamlandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de destek verdiği eylemde toplanan kalabalığa hitap eden CHP Kocaeli İl Başkanı Erden Arcan, açıklamalarda bulundu.

MÜLKİYE DENETİMLERİ VE DANIŞTAY KARARLARI YOK SAYILDI
Konuşmasında soruşturmanın hukuki zeminini eleştiren Erden Arcan, ağır suçlamaların somut delillerle desteklenmediğini vurguladı. Yıllardır yapılan mülkiye denetimlerinin ve Danıştay kararlarının görmezden gelindiğini belirten Arcan şu ifadeleri kullandı: “Günlerdir önümüze çok ağır suçlamalar konuluyor; örgüt deniliyor, rüşvet deniliyor, ihaleye fesat karıştırıldı deniliyor. Ağır kelimeleri arka arkaya sıralamak kolaydır. Ancak hukuk gerçekten hukuksa, adalet de gerçekten adaletse delillerin sağlamlığına bakılması gerekir. Bir iddia televizyon ekranlarından, sosyal medyadan yüzlerce kez tekrar edildiğinde gerçek haline gelmez. Gizli tanık anlatımları, doğrulanmamış belgeler somut delil yerine geçerek bir insanın özgürlüğünü elinden alamaz. Sevgili avukatlarımız dosyada görgüye dayalı tanık bulunmadığını, iddiaların duyuma dayandığını söylüyor. O halde soruyoruz: Bu iftiraların somut belgeleri, para hareketleri ve kişilerle suçlama arasındaki doğrudan bağlantıyı kuran kesin deliller nerede? İzmit Belediyesi’nin ihaleleri yıllarca mülkiye müfettişleri tarafından incelenmiş, soruşturma izinleri Danıştay tarafından kaldırılmışken bu resmi kararlar neden yok sayılıyor? Fatma Başkanımızın avukatlarının mahkemeye sunduğu dört klasör belge incelenmeden neden tutuklama yoluna gidildi?
GÖKHAN ERCAN’A YÖNELTİLEN TABLOYA BAKIN
İlçe Başkanımız Gökhan Ercan’a yöneltilen tabloya bakın; kendisine belediye başkanıyla neden bu kadar sık görüşüldüğü soruluyor. ‘Çünkü ilçe başkanıyım’ diyor. Bir siyasi partinin seçilmiş ilçe başkanının, kendi partisinden seçilmiş belediye başkanıyla kent meselelerini konuşması ne zamandan beri suç? Hangi kanunda bu durum suç sayılıyor? Hakkında hiçbir gizli tanık beyanı veya iş insanı ifadesi yokken somut gerekçe olmadan tutuklandı. Bu karar siyaset yapma hakkına müdahaledir. Öte yandan, Fatma Başkan’ın şoförlüğünü yapan belediye çalışanı, kendisinin görevde olmadığı üç-dört yıl öncesine ait süreçler gerekçe gösterilerek tutuklandı. Zaman çelişkisi olan bu iddialarla insanların özgürlüğü elinden alınıyor. Hukukta önce delil bulunur, sonra kişiye ulaşılır; insanları belirleyip uygun suç hikayeleri oluşturulamaz.
SUÇ İŞLEYEN KİM VARSA YARGILANSIN
Biz ‘Suç işleyen kim olursa olsun yargılansın, kamu malına kim el uzatıyorsa hesap versin’ diyoruz. Fakat soruşturma yürütmek başka, insanları peşinen suçlu ilan etmek başkadır. Adalet başka, siyasi intikam başkadır. Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değildir. Herkes, suçluluğu bağımsız mahkeme kararıyla kesinleşene kadar masumdur. Kaçma şüphesi bulunmayan, görev yeri belli olan seçilmiş belediye başkanımızın ve yol arkadaşlarımızın ailelerine, görevlerine dönerek tutuksuz yargılanmalarını talep ediyoruz.
Fatma Başkanımız savcılık ifadesinde mal varlığını açıklayarak bir evinin dahi olmadığını, kayınpederinin evinde oturduğunu belirtti. Yıllarca belediyeden uzaklaştırılan, çıkar ilişkileri bozulan çevrelerin anlatımları esas alınamaz. Gerçekler ortaya çıkana, adalet sağlanıncaya kadar hukuki mücadelemizden bir adım dahi geri atmayacağız.”
HABER MERKEZİ
