
Bankacılık sektöründe siber güvenliği artırmak ve işlem süreçlerini hızlandırmak amacıyla ATM teknolojilerinde kapsamlı bir dönüşüm süreci başlatıldı. Dünya genelinde ve Türkiye’de yaygınlaşmaya başlayan fiziksel tuş takımsız yeni nesil ATM’lerde, şifre girişi, hesap seçimi ve tutar belirleme gibi kritik adımlar tamamen mobil uygulamalar üzerinden yürütülüyor.
Şifre Ve Onay İşlemleri Telefona Taşınıyor
“Kartsız ve tuşsuz ATM” olarak tanımlanan yeni sistemde nakit çekim sürecinin neredeyse tamamı kişisel cep telefonları vasıtasıyla kontrol ediliyor. Müşteriler güvenlik şifrelerini mobil uygulamaya girip çekmek istedikleri tutarı onayladıktan sonra, ATM ekranındaki tek kullanımlık dinamik kod veya QR kod taranarak doğrulama sağlanıyor. Sistem onayının ardından ATM cihazı, herhangi bir tuş basımına ihtiyaç duymaksızın doğrudan nakit teslimatını gerçekleştiriyor.
Kart Ve Şifre Kopyalama Riski Asgari Düzeye İndiriliyor
Finans kuruluşlarının yeni nesil cihazlara yönelmesindeki temel etken, dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek. Klasik ATM’lerde tuş takımı veya kart giriş noktalarına yerleştirilen kopyalama aparatları (skimmer) ve gizli kameralar vasıtasıyla yapılan dolandırıcılık riskleri, fiziksel temasın ortadan kaldırılmasıyla engellenmiş oluyor. Fiziksel panellerin kaldırılması ayrıca kullanım hijyenini ve erişim kolaylığını da artırıyor.
Küresel Ölçekte Ve Türkiye’de Uygulama Modelleri
Yeni nesil kartsız ve tuşsuz altyapı ülkelerin mevcut finansal teknolojilerine göre şekilleniyor:
-
ABD: Chase ve Bank of America gibi bankalar NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisiyle çalışan tuşsuz cihazları yaygınlaştırıyor.
-
Hindistan: Ülke genelinde kullanılan UPI altyapısına bağlı dinamik QR kod sistemleri öne çıkıyor.
-
İspanya Ve Hollanda: Dokunmatik ekran ve mobil doğrulama merkezli ATM ağları tercih ediliyor.
-
Türkiye: Mobil bankacılık uygulamaları üzerinden QR kod entegrasyonu genişletilerek kart ve tuş kullanımı kademeli olarak geri plana çekiliyor.