
İzmit’te iki aileyi birbirine düşüren ve gencecik bir hayatın sönmesiyle neticelenen sokak savaşının ilk celsesi yapıldı. Mahkemede konuşan mağdur kadının kan donduran ifadeleri, adeta bir insanlık dramını gözler önüne serdi.
Geçtiğimiz sene Kocaeli’nin İzmit ilçesinde meydana gelen, 17 yaşındaki bir gencin hayatını kaybetmesi ve çok sayıda kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kitlesel kavganın yargılama süreci resmen başladı. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda gerçekleştirilen ilk duruşmada, tarafların öne sürdüğü iddialar duyanların kanını dondurdu. Ortaya çıkan bilgilere göre aileler arasındaki ölümcül husumetin temelinde; henüz çocuk yaştaki hamile bir kadının, bebeğin soybağına ilişkin asılsız suçlamalarla eşinin yakınları tarafından günlerce rehin tutulması, açlık ve susuzluğa mahkum edilerek feci şekilde darp edilmesi yatıyor.
Sokaklar Savaş Alanına Döndü: 1 Ölü, 7 Yaralı
Bahse konu olan korkunç olay, 21 Temmuz 2025 tarihinde İzmit’e bağlı Yenişehir Mahallesi’ndeki Arkan Sokak ile Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi’nin kesiştiği noktada patlak verdi. Akrabalık bağları da bulunan iki grup arasında başlayan sözlü tartışma, kısa sürede kontrol çıkarak silahların, ağır taşların, tahta sopaların ve demir boruların havada uçuştuğu topyekun bir çatışmaya evrildi.

Çıkan arbedede vücuduna aldığı ağır darbelerle derin yaralar alan 17 yaşındaki Fahri K., acilen sevk edildiği tıp merkezinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu. Olay esnasında hem darp edilen hem de kurşunların hedefi olan 7 kişi ise çeşitli yerlerinden yaralandı. Emniyet güçlerinin müdahalesi sonrası gözaltına alınan toplam 22 şüpheliden 14’ü ilk etapta demir parmaklıklar arkasına gönderildi. Ancak yargılama sürecinde zanlıların önemli bir kısmı serbest bırakıldı. Şu anki hukuki süreçte S.Ö., V.Ö., L.Ö. ve T.K. isimli 4 sanığın parmaklıklar ardındaki tutukluluk halleri devam ediyor.
“Karnımdaki Bebek Yüzünden Günlerce Odada Mahsur Kaldım”
Davanın en dikkat çekici anları, hem şikayetçi hem de tanık sıfatıyla kürsüye çıkan genç kadın Z.K.’nın gözyaşları içinde verdiği ifadeler oldu. Henüz 13 yaşındayken K.Ö. tarafından cinsel istismara maruz bırakılarak zorla kaçırıldığını ve resmi olmayan bir evliliğe zorlandığını dile getiren Z.K., yaşadığı kabusu şu sözlerle aktardı:
“O dönemde hamilelik sürecim devam ediyordu. Hayatımı paylaştığım şahıs K., onun kardeşi V. ve anne-babası, karnımda taşıdığım bebeğin bir başkasına ait olduğunu iddia ederek beni bir odaya kilitlediler. Tam 4 gün boyunca ne bir lokma ekmek ne de bir damla su verdiler; sürekli dövdüler. Bu vahşetten kurtulmak adına evden firar etmeye çalıştım ancak arkamdan peşime düştüler. Eşim olacak şahıs beni otomobille ezerek öldürmeye yeltendi, çevre sakinleri araya girmese hayatta olamazdım. Sokak ortasında kolumu kırıp üzerimde tepindiler. Sonrasında gelişen büyük kavgayı ise aldığım darbelerle bayıldığım için anımsamıyorum. Bana bu acıları yaşatan her bir bireyden sonuna kadar şikayetçiyim.”
Savunma Pes Dedirtti: “Kıyafetine Takılıp Basamaklardan Yuvarlandı”
Genç kadının dile getirdiği sistematik şiddet ve hürriyeti tahdit iddialarını tamamen reddeden kayınvalide S.Ö. ise kendisini şaşırtıcı bir savunmayla savundu. Tutuksuz yargılanan S.Ö., yaşananların tamamen şanssız bir kazadan ibaret olduğunu ileri sürerek mahkeme heyetine şunları söyledi:
“Hadisenin yaşandığı gün oğlum ile gelinim arasında ufak bir tartışma çıktı. Bu gerginliğin ardından Z. evden hızla ayrılmak istedi. Tam o esnada giydiği şalvarın paçasına basarak dengesini kaybetti ve merdivenlerden aşağı yuvarlandı. Vücudundaki yaraların tek sebebi bu düşmedir. Biz sadece nereye gittiğini kontrol etmek amacıyla arkasından yola çıktık. Sokakta feryat etmeye başlayınca, ağabeyi T. tüm akrabalarını organize edip evimize taşlı saldırı gerçekleştirdi. Eşime demir aparatlarla acımasızca saldırdılar.”
“Babam Kanlar İçindeyken Bile Durmadılar”
Mahkemede ‘adam öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla hakim karşısına çıkan tutuklu sanıklardan T.K. ise olay yerine kız kardeşinin can güvenliğini sağlamak amacıyla gittiğini iddia etti. Karşı tarafın kendilerine pompalı tüfekler ve ateşli silahlarla saldırdığını öne süren T.K., şu savunmayı yaptı:
“Babamın üzerine acımasızca 4 el ateş ettiler ve babam kanlar içerisinde yere serildi. O haldeyken bile kafasına kalaslarla vurmaya devam ettiler. Bizim tek gayemiz kız kardeşimi o canilerin elinden almak ve kendi canımızı müdafaa etmekti. Yaklaşık 11 aydır haksız yere cezaevinde bulunuyorum.”
Sağlık sorunları nedeniyle tekerlekli sandalye ile mahkeme salonuna getirilen baba T.K. de karşı tarafın kendisini hayattan koparmak amacıyla ateş ettiğini belirterek cezalandırılmalarını talep etti.

Mahkeme Salonunda Anne ve Eşin Feryadı: “İki Yavrum Babasız Kaldı”
Duruşma esnasında söz alan hayatını kaybeden Fahri K.’nın yakınları ise feryatlarıyla salonu yasa boğdu. Gözyaşlarına hakim olamayan anne F.K. ve merhumun hayat arkadaşı F.K., adaletin yerini bulmasını isteyerek şöyle konuştu:
“Fahri’nin bu husumetle hiçbir alakası yoktu. O sadece amcasına zarar gelmesini engellemek ve tarafları sakinleştirmek için oradaydı. Onu araçla ezip kafasına demir levhalarla vurdular. Ben henüz 19 yaşındayım ve gencecik yaşta iki bebeğimle ortada kaldım, çocuklarımı yetim bıraktılar. Adaletin tecelli etmesini istiyoruz.”
Hayatını kaybeden gencin babası S.K. ise davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, “L.Ö. isimli şahıs evladımı ucu çengelli bir demir çubukla katletti. Sonra da suç aletini gizlemek için bir aracın içine sakladı. Tüm bu anlar bölgedeki güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Oğlum her gece rüyalarıma giriyor, acımız ilk günkü gibi taze” dedi.
Yargılama makamı; dosyadaki eksik hususların giderilmesi, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin bilirkişi tarafından detaylıca taranması ve henüz ifadesi alınmamış tanıkların dinlenmesi amacıyla tutuklu bulunan 4 sanığın bu hallerinin devamına karar vererek, celseyi ileri bir tarihe erteledi.