Tek Kocaeli Gazetesi | Kocaeli Haber | Kocaeli Son Dakika | Kocaeli Gündem

Ak Parti’nin Eğitim ve Kültür Politikaları Üzerine Bir Yorum

Ak Parti’nin Eğitim ve Kültür Politikaları Üzerine Bir Yorum
mm
Fehmi Demir( fehmi@tekkocaeli.com )
48 views
25 Eylül 2020 - 0:47

Bir şeyi hiç anlamadım. Hiç kimseden de inandırıcı bir cevap alamadım. Meramım “Kültür ve Turizm Bakanlığı” konusu… “Birbirinden bağımsız bu iki kelime nasıl oluyor da bir arada bir bakanlık oluşturuyor?” Soru zihnimi hep kurcaladı durdu. Ak Parti’den bu konuda ayırt edici bir hareket bekledim ama umutlarım boşa çıktı, artık beklemiyorum.

Çok ciddi bir paradigma hatası nedense düzeltilmedi. Dolayısıyla doğurduğu sonuçlar da olumlu olmadı. Halbuki kültür bir olgu, turizm ise bir olaydır. Biri toplumun sanat varlıklarını oluşturan, duyuş ve düşünüşlerini gelecek kuşaklara aktaran bir olgu iken, diğeri tam tersi, parayı ve sermayeyi merkeze alır.

Aslında bundan sonra yazacaklarımız abesle iştigaldir. Zira gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenmiştir ve sonucun düzgün çıkması mümkün değildir. Zaten Milli Eğitim Bakanı atamalarında yaşanan tutarsızlık ve savrukluk bunun en bariz kanıtı değil midir?

20 yıla yakın bir sürede onca bakan değiştirilmesine rağmen Hasan Ali Yücel çapında, onun gibi iz bırakacak bir bakan bulunamamıştır. Bu gün topluma geçmiş milli eğitim bakanlarını ya da kültür bakanlarını say deseniz, kaç tanesinin ismini hatırlarız, siz değerlendirin.

Şahsım Hasan Celal Güzel’i hiç unutmam mesela. Yıllar sonra bile aklıma gelen tek ANAP dönemi bakanlarındandır. Ak Parti için ise son bakan Ziya Selçuk hafızamda. Böyle giderse muhtemelen onu da unutacağım.

Kültür bir milletin hayat damarıdır, damarlarındaki kanıdır. Kültür olmazsa milletler başkalaşır, sonra da yok olur. Geçen yıllar içinde kültür adına neler yapıldı diye merak edenlerin ellerinde boş bir sayfa kalacağını söylemek epey bir üzücüdür.

Hiçbir şey yapılmadı demiyorum. Yapılan güzel işler de var. Bunlar yeterli mi, ya da 20 yılı kurtaracak büyüklükte mi, tüm sorun burada. Bir nesli inşa etmek için 15 yıla ihtiyaç vardır. Bu zamanı doldurduğunuza göre elinizde inşa olmuş nasıl bir nesil var, ona bakmak lazım gelir.

Kültür hayatının devamlılığı, nesil inşa etmekle mümkün olur. İnşa edilecek nesil, tarihi gelenek ve değerlerine bağlı, inancı bütün, tüm ülke değerlerini özümsemiş, gerçek bir Türk Müslüman kimliği ile varolmayı seçmiş bağımsız bireyler topluluğudur.

Özellikle ‘Z’ neslinin saydığımız değerler silsilesinin neresinde olduğunu bilmem söylememe gerek var mı?

Zira eğitim modeli, çocuğu insan olmaktan çıkarıp daha çok bir mühendis veya doktor olmaya yönlendiren, onu bir robota dönüştüren garip bir yapıya sahip. Özellikle özel okulların ürettiği öğrenci tipi önümüzdeki on yıllarda ülkemizde nasıl bir insan sorunu doğuracağını dilerim görmek zorunda kalmayız.

Bu okullarda faydacı bir anlayışla inşa edilen beyinler ilme karşı heyecansız, kitap okumayı lüzumsuz gören, sosyal bilimleri hiçe sayan, hayatı matematik olarak algılayan bir tedrisattan geçiriliyor. Veli bundan memnun. Çocuğunun gireceği yarışta en önde koşacak olması onu mutlu ediyor elbette. Gelecekte ne tür sorunlarla karşılaşacağını vatandaş nerden bilebilir.

Devlet okullarında da durum farklı değil. Neticede bu okullardan mezun olanlar öğretmen oluyorlar. Öğretmen olmanın tek şartı KPSS’den 100 almak mı, bilmiyorum. Devlet başkanı olsaydım bu şartı önem sırasına göre en sona yazdırırdım herhalde…

Meslek liselerinin içler acısı hali, niteliksiz üniversiteler, vasıfsız mezuniyetler, hepsi toparlandığında karşımıza devasa bir sorunlar yumağı çıkıyor. Bu yumak yuvarlandığında hepimizi ezecek kadar güçlü ve büyük.

Selçuklu’da Nizamiye’nin, Osmanlı’da Enderun’un Cumhuriyet Türkiyesinde karşılığı hangi kurumlar? İşe buradan başlayalım isterseniz…

Belki yazım kültür değil de eğitim eleştirisi paralelinde seyrediyor ama eğitim olmadan kültürün olmayacağı gerçeği ortada iken eğitimi öncelememiz doğal olsa gerektir.

Devletler siyaseten gösterdikleri başarıyı, hatta daha fazlasını kültür alanında da göstermek durumundadırlar. Ak Parti, hükümet ettiği dönemde siyaseten çok ciddi başarılar yakaladı. İç ve dış dünyada ülkemiz rağbet görülen bir mevkiye yükseldi. Çoğu alanda oyun kurucu oldu, savunma alanında şapka çıkarılacak işler yapıldı ama kültür alanında tam tersi bir ivme seyretti.

Hala eski Türkiye argümanlarının genel geçer olması bu üretimsizliğin sonucudur. Tek tipliğe karşı ortaya yeni bir sentez konamamıştır. Cumhuriyetin kurucu değerleri gerçek manada anlatılamadığı gibi, bir avuç azınlığın sultasından kurtarılamamıştır. Bu konuda belirleyici olan yine bu azınlık güruhtur.

Az söz çok şey anlatsın, derine inersek ne ben anlatabilirim, ne de karşımızdaki anlamaya çalışır. Sorumlu kişiler tarihe not düşer, lazım olan alır kullanır, işine gelmeyen ise basar geçer. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Yerleşik tabakanın rahatını kaçırabiliriz ama gerçekleri söylemek bizim için vazgeçilmez bir değerdir.

Vesselam…

 

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI