Tek Kocaeli Gazetesi | Kocaeli Haber | Kocaeli Son Dakika | Kocaeli Gündem

‘Ayçiçek Yağı’nın Dili

‘Ayçiçek Yağı’nın Dili
mm
Fehmi Demir( fehmi@tekkocaeli.com )
98 views
09 Şubat 2021 - 0:19

Her dönem farklı nedenlere bağlı olarak çeşitli sorunlar ve sorun alanları bulunur. Toplumların yapıları ve refah düzeyleri değişir fakat sorunları ortadan kalkmaz. Pek çok sorunun temel sebebi olarak görülen ekonomik yetersizlikler gelişmiş olarak tabir edilen ülkelerde de varlığını sürdürür.

Bu günlerde gündem ‘ayçiçeği yağı’nın pahalı oluşu üzerine dönüyor. Ayçiçek yağı tıpkı 2001 ekonomik krizinde olduğu gibi yine sahnedeki yerini aldı. Ve bu haliyle krizlerin sembolü olmaya aday gözüküyor.

Ülkemizde meseleler tartışılırken sorunların ana nedenleri yerine, duyguların günlük tatmin edilme yoluna gidiliyor. Siyaset diliyle toplum birbirini suçlarken asıl sorumlular ve ürettikleri sorunlar ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşmaya devam ediyorlar.
Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği başkanı bir cümle sarfetti geçenlerde; “Ayçiçek yağına ulaşılır olmak önemli, fiyatı önemli değil.” dedi.
Toplum aklıyla alay etmekle özdeş bu fikrin bu kadar hoyratça sarfedilmesinin nedeni de yine kullandığımız bu siyaset dilidir…

Benim liderim seninkini döver anlayışı…

Birileri çıkıp “Madem fiyat önemli değil, 200 lira yapın daha rahat ulaşılsın.” dese ne olurdu?

Gelin sorunların temeline inip meseleye birde oradan bakalım isterseniz;

Ülkemizin 100 yıllık geçmişine bakıldığında özellikle 1960 sonrası köyden kente göçlerin hızlanmasıyla köyler boşalmış, 1927 yılında her dört kişiden üçü köyde yaşarken, bu gün bu istatistik tam tersine dönmüş, hatta daha da aşağıya düşmüştür.

Ülkemizin kentleşme oranı %85’tir. Bunun anlamı, kente gelenler arkada bıraktıklarına dönüp; “Siz bize bakacaksınız.” demektir. 7 milyon nüfus üretecek, 73 milyon insana bakacaktır.

Sosyoloji biliminden birkaç cümle dahi bilmeyenlerin bunun ne demek olduğunu anlamaları mümkün değildir. dolayısıyla sorunlar ayın on dördü gibi ortada durmaya devam eder.

Bu bahsettiğimiz problemin düzelmesi için daha on yıllara ihtiyaç vardır. Avrupa bu göçü yüz yıl önce tamamlamış, tersine göç süreci başlamıştır. Topraklarına geri dönenler ise tarımsal alanda değer üretmeye başlamışlar, bu konuda bizden en az 50 sene ileride olduklarını göstermişlerdir.

Dernek başkanının sözü tam da burada anlamlı olmaktadır. “Şehirde efendilik edenler için ulaşılabilir olmak pek tabiki en önemli husustur.”

Geride kalan %15’lik köylü kesimi –bu oranın daha düşük olduğunu (%7) söyleyenler de var- için de fotoğraf hiç iç açıcı olmamıştır.
Türkiye’de yetiştirilen tarımsal mamullere ilişkin maliyetlerin, dünya tarımsal üretim maliyetleri ile karşılaştırıldığında, ciddi fiyat farklılıklarının ortaya çıktığı görülüyor. Bu durum rekabet gücünü azaltan ve girdi fiyatlarını yükselten bir etkiye sahiptir..

Tarım yapanın az olması, tarımla ilgili sulama olanaklarının yetersizliği, sınırlı teknoloji kullanımı, gübre, tohum ve tarımsal ilaç fiyatlarının yüksekliği gibi bir dizi sorun girdi fiyatlarını tetikliyor. Bu basit bir iktisat kuralıdır.

Bu durum sadece ayçiçek yağı için geçerli değildir. Ülke insanın göçten kaynaklanan eğitim, sağlık, ekonomik, sosyal ve kültürel sorunları hep birlikte ele alınmalı ve bunlar üzerinde geniş çaplı araştırmalar yapılmalıdır.

Örneğin, hastanelerinde sıra bulunamayan ve kaynağının büyük bir bölümünü sağlık sorunlarına ayıran bir ülke diğer önemli alanlarına kaynak ayıramaz duruma gelir. Eğitim seviyesi ve eğitimde sosyal adaleti tesis edemeyen ülke fakirleşir, üretemez.

Yine adil paylaşım konusunda kantarın topuzunu kaçıran bir anlayıştan müreffehlik beklenemez. Zenginin para biriktirdiği, fakirden ise ona çuvallarla gıda taşıtılmaya çalışıldığı bir düzende, hayat pahalılığı kadar tabi bir şey olabilir mi?

Sorunun çözümü için zamana olan ihtiyaç dışında iki önemli çözüm var;

“Tersine göç” zaman alacağı için bu önemli öğeyi değerlendirme dışı tutuyorum, birincisi devletin tarım politikasını gözden geçirmesi, sorunları doğru tespit ederek gerekli düzenlemeleri ivedilikle yapması, çiftçiye ekipman desteği, bilgi desteği, girdi fiyatlarının devlet eliyle düşürülmesi gibi birçok sorunun tez elden halletmesi gerekir.

Vatandaşa düşen ise bilinçli tüketim, alternatif besin maddelerine yönelmek, tüketim virüsünden bir an önce kurtularak zengin baronların değirmenine su taşımayı bırakmak gibi temel değerleri hayatlarının merkezine koymaları menfaatleri icabıdır.

Unutmayın, her şey de olduğu gibi siyaset de sizin hayat felsefenize göre şekil alır, “Nasıl iseniz, öyle idare olunursunuz.”

Bu gerçeği bazen altın, döviz fiyatlarının fahiş artışıyla, bazen de böyle en temel gıdanız ayçiçeğinin yakıcı diliyle duyarsınız. Bir şeyi anlamak için illa canımızın yanması mı gerekir?

Vesselam…

 

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        Morlimon  Mor limon  Morlimontr