
Ablasının yaş gününü geçirmek üzere arkadaşlarının konutuna giden 14 yaşındaki Murat İmrağ, kafa bölgesine isabet eden mermiyle yaşamını yitirdi. Yaşanan feci olayın ardından şüpheli akranının “kendi hayatına son verdi” iddiaları, kriminolojik incelemeler neticesinde çürütüldü. Atışın 60-70 santimetrelik mesafeden gerçekleştiğinin belirlenmesi üzerine gözaltına alınan zanlı cezaevine gönderilirken, kederli aile olayın bilinçli bir cinayet olduğunu öne sürerek tüm sorumluların adalet önünde hesap vermesini istiyor.
Doğum Günü Buluşmasında Yaşanan Trajik Son
Genç yaştaki Murat İmrağ, ablası N. İmrağ’ın yeni yaşını kutlamak maksadıyla yıllardır spor kulübünden tanıdığı arkadaşları Y.D.S. ve Y.S. kardeşlerin dedelerine ait Sakarya Ahmediye Mahallesi’ndeki ikametgaha gitti. Aile büyüklerinin şehir dışında bulunduğu bir zaman dilimine denk gelen buluşmada, sabah saatlerinde kahvaltı hazırlığı yapıldığı sırada üst kattan tek el ateş sesi duyuldu.
Sesin geldiği alana koşan yakınları, talihsiz çocuğu oturma odasında değil, yatak odasındaki koltukta başından vurulmuş halde buldu. Olay yerine çağrılan sağlık görevlilerinin tüm müdahalelerine rağmen 14 yaşındaki genç kurtarılamadı.
Çelişkili İfadeler ve Adli Tıp İncelemesi
Olay anında evde bulunan ve ilk ifadesinde arkadaşının lavabodayken yaşamına son verdiğini iddia eden 16 yaşındaki Y.D.S., olay yeri inceleme ekiplerinin detaylı teknik çalışmalarıyla köşeye sıkıştı. Kriminal uzmanların yaptığı hassas ölçümlerde, tabancanın mermiyi sanılanın aksine çok yakın bir mesafeden (60-70 santimetre) fırlattığı somut verilerle kanıtlandı.
İntihar tezinin bilimsel olarak çökmesi üzerine ifadesi yeniden alınan şüpheli, silahı kendisinin ateşlediğini kabul etmek durumunda kaldı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edilen zanlı tutuklanarak cezaevine konuldu. Ayrıca cinayet silahının, şüphelinin emniyet teşkilatından emekli dedesine ait ruhsatlı tabanca olduğu tespit edildi.

Kederli Babanın İsyanı: “Kaza Değil Cinayet”
Evlat acısıyla sarsılan baba Özkan İmrağ, olayın sıradan bir kaza gibi gösterilmeye çalışıldığına dikkat çekerek tepkisini dile getirdi. Çocuklarını güvenerek arkadaşlarına teslim ettiklerini belirten acılı baba, reşit olmayan bireylerin dolu ve korumasız ateşli silahların bulunduğu bir ortamda yalnız bırakılmasının ağır bir ihmal olduğunu vurguladı.
İmrağ, silah sahibi olan emekli polisin ve aile büyüklerinin de bu ihmalde payı olduğunu, silahların kilit altında tutulması gerektiğini belirterek, adli sürecin sadece tetiği çeken kişiyle sınırlı kalmaması ve en ağır cezanın verilmesi yönündeki talebini yineledi.