Tek Kocaeli Gazetesi | Kocaeli Haber | Kocaeli Son Dakika | Kocaeli Gündem

Montrö Bahane Darbe Şahane

Montrö Bahane Darbe Şahane
mm
Fehmi Demir( fehmi@tekkocaeli.com )
157 views
04 Nisan 2021 - 18:04

Bizim demokrasimiz, hatta bize dayatılan demokrasi diyelim buna; epey bir sorunludur. Hastalıklıdır ve tepeden inmedir. Muktedirlerin keyfine göre dizayn edilmiştir, keyiflerini kaçırıcı her bir olaydan sonra feveran çıkarmaları, gök kubbeyi yere indirmeleri, asker sivil farketmeyip orta yerde boy göstermeleri bundandır.

Biraz tarihi hafızayı yoklarsanız, ilk direncin 1946 seçimlerinde olduğunu görürsünüz, efendiler seçimi kaybedeceklerini anlayınca şapkadan tavşan çıkaran bir yönteme başvurmuşlardı; “Açık oy, gizli tasnif…”

Şimdiki nesil, bunun ne anlama geldiğini bilmez, bazıları da bilmek istemez. Gerçeklerden öcü gibi kaçarlar. O seçimde halk istediği kadar oy versin, her sayılan oy perde gerisinde CHP’nin hanesine yazılmıştı. Hatta jandarma dipçiği altında sandığa varıp oyunu CHP’ye verdiğini ispat gösteren bir halk vardı o dönem…

1950 seçimlerinde, bu yüz karası kanun iptal edilebildi de halk kendi iradesini sandığa yansıtabildi. Halkın iradesi sandıktan açık ara önde çıkmıştı ama 27 yıllık tek parti döneminde devlette kümelenen zevatın seciyesi belli idi. Hatta isterlerse seçimi vermeyeceklerini İnönü’ye beyan ediyorlardı. İnönü sağ duyulu davrandı da bu seçkinci elitin hukuk dışı taleplerine itibar etmedi.

Hatırlar mısınız, “ %80 ile de gelseler iktidarı vermeyiz” diyen birileri vardı yakın geçmişte. “İyi de kardeşim neden seçim yapıyorsun o zaman?” Halk cahildir, seçmeyi bilmez, o halde seçimler sadece göstermeliktir, aslolan seçkinci elitlerin varlığıdır. Bunun için de devletteki güçlerine güveniyorlardı.

27 Mayıs darbesini ne için yaptılar zannediyorsunuz? Vesayet heveslileri, ayaklarının altından zeminin kaydığını gören beyaz efendiler, bu darbeyi yaparak vesayet rejimini kurumsallaştırdılar ve anayasa ile teminat altına aldılar.

12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve en son 15 Temmuz hep bu vesayet heveslilerinin tertipledikleri, halka karşı devlet gücünü kullanmak istedikleri, hukuksuzluğu hukuk kabul eden mahfillerin işidir. Hepsinin de akıl hocası dışarıdadır. Yönetildikleri merkez Washington’dur, bunlar büyük efendilerinden talimat almadan tuvalete dahi çıkamazlar.

Dün 104 amiralin Montrö ve Kanal İstanbul’u bahane ederek gece yarısı bir bildiri kaleme aldıklarıyla çalkalandı Türkiye. Nasıl oluyor da bu kadar emekli asker bir araya gelip bir gece yarısı bildiri kaleme alma cesareti gösterebiliyorlar? Onlara bu aklı ve her şeyden önemlisi bu deli cesareti veren kim?

Türkiye Akdeniz’de bir varlık yokluk savaşı veriyor. Yaşananlar tarih değil, hepimizin gözü önünde cereyan ediyor, böylesi bir başarıdan memnun olması gereken askeri zevatın, bu kadar güçlü bir hükümete karşı muhtıra niteliğinde bir bildiri kaleme alması gerçekten düşündürücü? Hayırdır arkadaş, bu ne cüret…?

Kanal İstanbul projesini herkes eleştirebilir, ben de eleştiriyorum. Eleştiri ya da karşı çıkmak başka bir şey, emekli askerlerin böyle bir bildiri yayınlaması bambaşka bir şey. Memleketi kurtarmak emekli askerlere mi kaldı? Bu memlekette siyaset, hukuk, sivil idare ve hükümet yok mu? Muz Cumhuriyeti mi burası?

Son söz;

Darbenin sivili, askeri, emeklisi olmaz, halk iradesine kim karşı çıkıyorsa o darbecidir. Emekliler söylüyor diye hafife almak gerçekleri göz ardı etmek, darbeye taraftar olmaktır. Hükümet buradan bir mağduriyet çıkarmamalı, bu işe kimler nasıl cesaret etmiş, arka planda kimler var ortaya çıkarmalı ve sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir.

Vesselam…

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Morlimon  Mor limon  Morlimontr